DOLAR 43,0363 0.01%
EURO 50,3573 0.04%
ALTIN 6.163,48-0,85
BITCOIN 3922164-0.83681%
İzmir
16°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Serkan Candaş Yazdı: Gazetecilik “Ekmek Parası” Dediğin Yerde Biter
  • Tire Güncel
  • Gündem
  • Serkan Candaş Yazdı: Gazetecilik “Ekmek Parası” Dediğin Yerde Biter

Serkan Candaş Yazdı: Gazetecilik “Ekmek Parası” Dediğin Yerde Biter

ABONE OL
2 Ocak 2026 09:11
Serkan Candaş Yazdı: Gazetecilik “Ekmek Parası” Dediğin Yerde Biter
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gazetecilik, alaylısı mekteplisinden çok olan bir meslek. Buradaki “alaylı” tanımını da doğru koyalım; Gazetecilikle ilgili bir okuldan değil; bambaşka disiplinlerden, bambaşka mesleklerden gelip bu alanda var olmaya çalışanları kastediyorum.

Genel tanımlara bakarsanız gazetecilik; gazete veya derginin hazırlanmasında görev almak, habere ve bilgiye hızlı ulaşmak, doğrulanmış bilgiyi okura sunmak olarak anlatılır. Elbette tanım uzar gider, birçok tanımı var ama bize bu kadarı yeter.

Bir de mesleğin üstatları var. Onlar ne demiş, hatırlayalım;

Necmi Tanyolaç:

“Gazeteci olayları yansıtır. Görüşlerini silah ateşleyerek değil, kalemini kullanarak yansıtır.”

Oktay Akbal:

“Günü yaşar gazeteci… Toplumun gözlemleyicisidir. Bakar, görür, gösterir. En kısa sürede, en az sözcükle…”

Ahmet Remzi Yüreğir:

“Bu meslek yalanı, iftirayı, şantajı asla kabul etmez. Kaleminden zehir damlamasın.”

George Orwell ise işi tek cümlede özetler:

“Gazetecilik, birilerinin yayınlanmasını istemediği haberleri yazmaktır. Gerisi halkla ilişkilerdir.”

Mustafa Kemal Atatürk

“Gazeteciler gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.”

Tanımı öğrendik, üstatların sözleriyle de meseleyi pekiştirdik. Peki, bugün sayfalara, ekranlara, haber sitelerine baktığımızda bu sözlerle örtüşen kaç örnek görüyoruz?

Bir haberin nasıl yapılacağını bilmeden,
Sahadaki muhabirin değerini anlamadan,
Çalıştığı gazetenin bayide satılıp satılmadığını merak etmeden,
Gazetedeki bariz hataları fark edemeden,
Grafikerlerin insanüstü emeğinden bihaberken,
Okuyucuyla müşteriyi ayıramadan,
İmla ve dil kurallarını hiçe sayarak,
Birilerini memnun etme telaşıyla kalem oynatarak,
Had, edep, mesafe bilmeden,
Beleş yemek peşinde koşup “çantada keklik” gazetecilik yaparak,
Gazeteye gidiyorum deyip salondan sokağa çıkmadan,
İki yazı yazınca kendini dev aynasında görerek,
Köşe yazarlığıyla gazeteciliği birbirine karıştırarak,
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibiymiş gibi davranarak,
Ortaokul kompozisyonunu yazı sanarak,
Gazeteciliğin esas sermayesinin yürek olduğunu bilmeden…

Soruyorum; Bunlarla gazeteci olunur mu?

Gazetecilik; dolduruşa gelmek değildir.
Gazetecilik; tehdit dili kullanmak değildir.
Gazetecilik; kap-kaç yapmak, çanak tutmak, yağlama yıkama işi hiç değildir.

Gazetecilik; risk almaktır.
Bedel ödemeyi göze almaktır.
Gerektiğinde yalnız kalmayı kabullenmektir.

Ve en önemlisi şudur; Gazetecilik bir ekmek parası mesleği değildir.

Eğer “Ben çorbama bakarım” diyorsan,
Eğer “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyorsan,
Eğer “Aman düzenim bozulmasın” diyorsan…

O zaman gazetecilik yapmıyorsun. Git reklamcılık yap.

Çünkü gazetecilik, sevdayla yapılır, cesaretle yapılır ve en çok da vicdanla yapılır.

Gazetecilik, “ekmek parası” dediğin yerde biter.

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r