AK Parti’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla; Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin İçişleri Bakanlığına, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in ise Adalet Bakanlığına atanması muhalefet partilerinin tepkisine yol açtı.
Tartışmalara ilişkin açıklama yapan AK Parti Gaziantep eski Milletvekili Şamil Tayyar, başkanlık sistemini eleştirdi.
TAYYAR’DAN BAŞKANLIK SİSTEMİ ELEŞTİRİSİ
Eğer parlamenter sistem olsaydı söz konusu tepkilere katılacağını belirten Tayyar, atamaların Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna aykırı olmadığını ifade etti.
“Seçilmiş başkan, millet nezdinde asli sorumludur, tüm bakanlar adına yürütmenin başı olarak sandıkta hesabı kendi verir. Siyasal riski üstlenendir, haliyle karar verici kendisidir” diyen Tayyar, “Burada üzerinde durulması gereken nokta, yasamanın kaybettiği irtifadır. Milletvekillerinin hiçbir hükmü yoktur. Yürütmenin işleyişinde taşlar yerine otururken, yasamanın da başkanlık modelinin ruhuna uygun şekilde yeniden yapılandırılması şarttır” ifadelerini kullandı.
Çözüm olarak ABD’deki dar bölge seçim sistemini öneren Tayyar, “Bürokratik oligarşinin imtiyazlı sınıflarını korumak için vekillere biçtiği ‘tayin, terfi, atama’ gibi itibarsızlaştırıcı torpil düzeneği kaldırılmalı, vekiller anayasada olduğu gibi sadece denetim ve yasama işlevini yerine getirmelidir” dedi.
“FATURAYI TOPTAN YÜRÜTMENİN BAŞI ÖDER”
“Mevcut işleyişte; davul siyasinin omzunda, tokmak bürokratın elindedir, yetkiyi bürokrat kullanmakta, hesabı vekil ödemektedir” ifadeleni kullanan Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunlara yer verdi:
“Bu paradoks düzeltilmezse nihai aşamada faturayı toptan yürütmenin başı öder.”
Şamil Tayyar’ın sosyal medya paylaşımı şöyle:
“Bir başsavcı ve valinin, bakan olarak atanması eleştiriliyor. Parlamenter sistemde olsaydık bazı eleştirilere ben de katılırdım. Oysa bu atamalar, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ruhuna uygundur. Seçilmiş başkan, millet nezdinde asli sorumludur, tüm bakanlar adına yürütmenin başı olarak sandıkta hesabı kendi verir. Siyasal riski üstlenendir, haliyle karar verici kendisidir. Burada üzerinde durulması gereken nokta, yasamanın kaybettiği irtifadır. Milletvekillerinin hiçbir hükmü yoktur.”
“Yürütmenin işleyişinde taşlar yerine otururken, yasamanın da başkanlık modelinin ruhuna uygun şekilde yeniden yapılandırılması şarttır. ABD’de olduğu gibi dar bölge seçim sistemine geçilmeli, millet iradesinin en güçlü şekilde sandığa yansıyacağı bu modelde güçlü vekillerin meclise giriş yolu açılmalıdır. Bürokratik oligarşinin imtiyazlı sınıflarını korumak için vekillere biçtiği ‘tayin, terfi, atama’ gibi itibarsızlaştırıcı torpil düzeneği kaldırılmalı, vekiller anayasada olduğu gibi sadece denetim ve yasama işlevini yerine getirmelidir. Vatandaş sorunlarını mecliste değil bakanlıklarda çözmeye çalışmalı, bakanlıklar buna göre yapılandırılmalıdır.”
“Sokakta sadece vekiller değil bakanlar ve bürokratlar da olmalıdır. Aksi halde yetkinin bürokraside olduğu, hesabı vekillerin verdiği model, siyaseti tüketir, bürokratik oligarşiyi hortlatır. Mevcut işleyişte; davul siyasinin omzunda, tokmak bürokratın elindedir, yetkiyi bürokrat kullanmakta, hesabı vekil ödemektedir. Bu paradoks düzeltilmezse nihai aşamada faturayı toptan yürütmenin başı öder.”
GÜNDEM
20 gün önceGÜNDEM
20 gün önceEKONOMİ
29 gün önceGÜNDEM
13 Şubat 2026GÜNDEM
13 Şubat 2026GÜNDEM
13 Şubat 2026GÜNDEM
13 Şubat 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.