03 Ağustos 2026 Pazartesi
Aysun Uysal Yazdı... Eğitim Evde Başlar, Okulda Şekillenir
Süt ürünleri ile başınız dertte mi? Laktoz İntoleransına sahip olabilirsiniz!
Cavit Yoldaş Yazdı... Seçim Toplumu: Sandığın Gölgesinde Yaşamak
Dilek Bozkurt Yazdı: Sırtından Bıçaklanan Gelecek
Serkan Candaş Yazdı: Dedikodu ve İftiralarını İspat Edemeyen Hukuk Önünde Hesap Verir!
84 hakim ve savcı meslekten men edildi: Akın Gürlek açıkladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) 2026 yılında verdiği disiplin kararlarını açıkladı. Buna göre 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alındı.
HSK İkinci Dairesi tarafından 333 yargı mensubuna çeşitli disiplin cezaları uygulandı. Bu kişilerden 168’ine uyarma, 24’üne kınama, 23’üne aylıktan kesme cezası verildi. 4 kişinin kademe ilerlemesi durdurulurken, 30 kişi hakkında yer değiştirme cezası uygulandı. 84 hâkim ve Cumhuriyet savcısı ise meslekten çıkarıldı.
Gürlek, suçlular ve suç örgütleriyle mücadelede makam, unvan veya nüfuz ayrımı yapılmadığını belirterek, “Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen geçerlidir” dedi.
Hâkim ve savcıların büyük bölümünün görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlı şekilde yürüttüğünü kaydeden Gürlek, “Ancak bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağı da açıktır” ifadelerini kullandı.
“525 HÂKİM VE CUMHURİYET SAVCISI HAKKINDA KARAR ALINMIŞTIR”
Denetim ve disiplin mekanizmalarının güçlendirileceğini belirten Gürlek’in açıklaması tam olarak şöyle:
“Milletimizin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan suçlularla ve suç örgütleriyle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz. Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen geçerlidir. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın büyük çoğunluğu görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlılıkla yerine getirmektedir. Ancak bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağı da açıktır.
Hâkimler ve Savcılar Kurulumuz denetim ve disiplin mekanizmalarını etkin biçimde işletmektedir. Bu çerçevede HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333’ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır. Adalet sistemimizin hızını ve etkinliğini artırırken denetim mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz. Dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatımız içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Çataltepe Sanayi Sitesi Mağdurları Dayanışma Derneği (ÇATSANDER), Bursa’nın yaklaşık 18 yıldır çözülemeyen en büyük sanayi projelerinden biri haline gelen Çataltepe Sanayi Sitesi sürecine ilişkin çok sert bir açıklama yayımladı. Dernek, binlerce esnafın yıllardır ekonomik, hukuki ve psikolojik olarak ağır mağduriyet yaşadığını belirterek, süreçteki tüm iddiaların hiçbir ayrıntı gizlenmeden araştırılmasını ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesini istedi.
ÇATSANDER Yönetim Kurulu adına Dernek Başkanı Zekai Akdoğan, Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ve Başkanvekili Aydın Çitil imzasıyla yapılan açıklamada, 18 yıldır bitirilemeyen projenin artık yalnızca bir yatırım sorunu değil, kamu vicdanını yaralayan büyük bir adalet meselesine dönüştüğü ifade edildi.
“18 Yıldır Aynı Mağduriyet, Aynı Bekleyiş”
Dernek açıklamasında, 2008 yılında Bursa esnafının yoğun talebi üzerine başlatılan Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi’nin, aradan geçen yaklaşık 18 yıla rağmen hâlâ tamamlanamamasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Açıklamada, binlerce esnafın arsa ve altyapı bedellerini yıllar önce ödemesine rağmen iş yerlerine kavuşamadığı belirtilerek, geçen süre içerisinde ekonomik krizler, yüksek enflasyon ve artan maliyetler nedeniyle mağduriyetin katlanarak büyüdüğü ifade edildi.
ÇATSANDER, “18 yıl boyunca umut dağıtıldı, sözler verildi ancak mağduriyet sona ermedi” değerlendirmesinde bulundu.
“Bursa’nın En Büyük Sanayi Projesi Hukuki Tartışmaların Gölgesinde Kaldı”
Dernek açıklamasında, projenin dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bilgisi ve onayı doğrultusunda yalnızca BESOB üyelerine yönelik olarak başlatıldığı belirtilirken, daha sonra açılan davalar nedeniyle yıllarca yargı süreci yaşandığı hatırlatıldı.
Yaklaşık beş yıl süren yargı sürecinin tamamlanmasının ardından projenin yeniden hayata geçirilmesi gerekirken, bu kez farklı tartışmaların başladığı ifade edildi.
“Devir Süreciyle İlgili Cevap Bekleyen Ağır İddialar Var”
ÇATSANDER, yargı sürecinin ardından gerçekleştirilen bazı işlemlerin hukuka uygunluğu konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu öne sürdü.
Dernek açıklamasında, 2018 yılında kurulan BESKOOP Kooperatifine yaklaşık 3 milyon metrekarelik sanayi alanının ihalesiz ve bedelsiz şekilde devredildiği iddia edilirken, bu işlemin hangi hukuki dayanakla gerçekleştirildiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiği savunuldu.
Ayrıca, söz konusu süreçte TOKİ’nin yanıltılmış olabileceğine yönelik iddiaların bulunduğu belirtilerek, bu iddiaların bağımsız yargı makamlarınca ayrıntılı biçimde araştırılması çağrısı yapıldı.
“Genel Kurul Yetkisi Var mıydı?”
Dernek yönetimi, devir işlemlerinin BESOB Genel Kurulu tarafından verilmiş açık bir yetki kararı olmaksızın gerçekleştirildiğini iddia etti.
Bu nedenle işlemlerin hukuki geçerliliğinin ayrıntılı şekilde incelenmesini isteyen ÇATSANDER, kamu yararını ilgilendiren böylesine büyük bir projede hiçbir işlemin karanlıkta bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
“3 Bin 200 Esnaf 18 Yıldır Bedel Ödüyor”
ÇATSANDER, 2008 yılında ödeme yapan yaklaşık 3 bin 200 Bursa esnafının yıllardır hak ettiği sanayi sitesine kavuşamadığını belirterek, yaşanan mağduriyetin artık ekonomik sınırları aşarak sosyal ve psikolojik bir yıkıma dönüştüğünü savundu.
Dernek açıklamasında, birçok esnafın işini büyütemediği, yatırım yapamadığı, borç yükü altında kaldığı ve yıllarca belirsizlik içerisinde beklemek zorunda bırakıldığı ifade edildi.
“Usulsüzlük İddiaları Etkin Şekilde Soruşturulmalı”
ÇATSANDER, resmî belgelerde usulsüzlük yapıldığı, kamu kurumlarının yanıltıldığı ve kamu zararına neden olunmuş olabileceğine ilişkin iddiaların bağımsız ve tarafsız yargı mercileri tarafından etkin şekilde soruşturulmasını talep etti.
Açıklamada, soruşturma sonucunda sorumluluğu belirlenecek kişi veya kişiler hakkında gerekli idari ve cezai işlemlerin gecikmeksizin uygulanması gerektiği ifade edildi.
Bakanlık ve Valiliğe Açık Çağrı
Dernek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un bilgisi ve talimatıyla Bursa Valisi Erol Ayyıldız tarafından oluşturulan komisyonun hazırladığı raporun kamuoyundan gizlenmemesi gerektiğini belirtti.
Özellikle mağdur esnafın yürütülen incelemelerin sonuçlarını ayrıntılı biçimde öğrenme hakkına sahip olduğu ifade edilerek, raporun gecikmeden kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunuldu.
“Artık Kimsenin Bu Dosyayı Kapatmaya Hakkı Yok”
ÇATSANDER, Bursa Valiliği başta olmak üzere tüm yetkili kurumlara seslenerek, yaklaşık 18 yıldır devam eden sürecin bütün yönleriyle aydınlatılmasını istedi.
Dernek, yaşananların yalnızca bireysel mağduriyet olmadığını, kamu yönetimine duyulan güveni de zedelediğini ileri sürerek, varsa hukuka aykırı işlem yapan, kamu zararına neden olan veya görevini kötüye kullanan kişi ya da kişilerin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini savundu.
Açıklamanın sonunda ise şu değerlendirmeye yer verildi:
“Yaklaşık 18 yıldır süren bu mağduriyet artık tahammül sınırlarını aşmıştır. Bursa esnafı adalet beklemektedir. İddiaların tamamı bağımsız yargı tarafından aydınlatılmalı, gerçekler ortaya çıkarılmalı ve sorumluluğu bulunan herkes hukuk önünde hesap vermelidir. Geciken adalet, mağduriyetleri büyütmektedir. Bursa esnafı daha fazla beklemek istemiyor.”
Menderes Belediyesi, belediye şirketlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçlarının taksitlendirilmesi amacıyla belediyeye ait bazı taşınmazları teminat göstermeyi meclis gündemine taşıdı.
Belediye meclisine sunulan iki ayrı önergede, 2018 yılının haziran ayı ile 2026 yılının mayıs ayı arasındaki döneme ait borçların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tecil ve taksitlendirilmesi için başvuru yapılacağı belirtildi.
PERSONEL AŞ’NİN BORCU 1,3 MİLYAR LİRAYI AŞTI
Menderes Belediyesi Personel AŞ’nin gecikme zammı, gecikme cezası ve diğer ferileriyle birlikte SGK’ya olan borcunun 1 milyar 300 milyon 178 bin 299 lira 82 kuruşa ulaştığı kaydedildi.
Borç karşılığında belediyeye ait ve ekli listede yer alan taşınmazların SGK’ya teminat olarak gösterilmesi talep edildi.
Önergede ayrıca, söz konusu taşınmazların Hasan Tahsin Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından haczedilmesine ve borcun ödenmemesi halinde satışına itiraz edilmeyeceğine ilişkin belediye meclisinden muvafakat istendi.
CUMAOVASI AŞ İÇİN ÖZDERE’DEKİ TAŞINMAZ GÜNDEMDE
Menderes Belediyesi Cumaovası AŞ’nin aynı döneme ilişkin SGK borcunun ise gecikme cezası ve diğer ferileriyle birlikte 125 milyon 138 bin 130 lira 32 kuruş olduğu bildirildi.
Bu borcun taksitlendirilmesi için Menderes’in Özdere Mahallesi’nde bulunan 1182 ada, 6 parseldeki belediye taşınmazının teminat gösterilmesi öngörüldü.
Bu taşınmaz için de borcun ödenmemesi halinde haciz ve satış işlemlerine itiraz edilmeyeceğine yönelik muvafakat verilmesi talep edildi.
İki belediye şirketinin SGK’ya olan toplam borcu 1 milyar 425 milyon 316 bin 430 lira 14 kuruşa ulaşıyor. Önergeler, belediye meclisinde görüşülerek karara bağlanacak.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.