Tire Tribünleri Boş, Bahaneler Dolu
Tire 2021 FK tribünleri yine bomboştu. Yine takım yalnızdı.
Ama ilginçtir; Eskişehirspor taraftarı yaklaşık 80 kişiyle Tire’de tribün şovu yaptı. Bugün Balıkesirspor taraftarı yaklaşık 40–45 kişiyle geldi, ses oldu, görüntü oldu, atmosfer yarattı. Tire FK taraftarı mı? Çekirdek çitleyip izledi. Sanırım 50 kişi bile yoktu!
Evet, Tire bir futbol şehri değil. Bunu biliyor ve kabul ediyorum. Ancak ortada sadece “futbol şehri olmama” meselesi değil, daha derin bir vizyon sorunu var ne yazık ki!
3. Lig’de bir takımın var.
Play-Off hedefi olan, mücadelesi olan bir takımın var.
Adında Tire geçiyor.
Tire’nin reklamı yapılıyor.
Türkiye’nin birçok yerinden takımlar Tire’ye geliyor, yerel gazetelerinde Tire’nin adını geçiriyor.
Para Tire’de kalıyor vb. birçok şey sayabilirim.
“Takımın sahibi Tireli değil” deniliyor. Gerçekten tek sorun bu mu?
Bu düşünce ne kadar dar, ne kadar sığ, ne kadar çağ dışı bir bakış açısıdır. Bir futbol kulübünü sahiplik üzerinden değerlendirmek; armayı, mücadeleyi, şehri ikinci plana atmak tam anlamıyla bir aidiyet kırılmasıdır.
Kimse tribünleri tamamen doldurun demiyor. Kimse 10 bin kişi gelsin de demiyor. Ama 88 bin nüfuslu bir ilçede, 500–1000 kişi maça gitmez mi? Bu 500 kişinin yarısı bağırsa, tezahürat yapsa, stad inlemez mi?
Sorun kapasite değil.
Sorun ilgi değil.
Sorun alışkanlık değil.
Sorun “Bu benim meselem değil” anlayışı.
Oysa bu mesele tam da Tire’nin meselesi.
Bu takım Tire’nin vitrini.
Bu forma Tire’nin adı.
Bu maçlar Tire’nin haftalık sosyal etkinliği olabilir.
Bu yüzden artık şikâyet etmek yerine bir şeyler yapılmalı.
Gerekirse kampanyalar düzenlenmeli.
Okullarla, esnafla, sivil toplumla temas kurulmalı.
Gençler tribüne çekilmeli.
“Maça gitmek” bir alışkanlığa, bir kültüre dönüştürülmeli.
Aksi halde her sezon aynı tabloyu izleriz; Misafir tribünü coşar, ev sahibi susar ve izler. Takım mücadele eder, şehir seyirci kalır.
Ve sonra yine sorarız; “Bu takım neden yalnız?”
Asıl soru şu olmalı; Bir şehir neden kendi takımına bu kadar uzak?
Tire 2021 FK Evinde Beraberlikle Yetindi
Tire 2021 FK, kendi sahasında ağırladığı Balıkesirspor ile 1-1 berabere kaldı. İki Ege temsilcisini karşı karşıya getiren mücadelede taraflar sahadan birer puanla ayrıldı.
Karşılaşma boyunca dengeli bir oyun sergilenirken, her iki takım da zaman zaman üstünlük kurduğu anlar yaşadı. Tire 2021 FK, kendi evinde galibiyet arayışını sürdürse de Balıkesirspor’un direncini aşamadı. Mücadelenin sonunda skor tabelası 1-1’i gösterdi ve maç puanların paylaşılmasıyla tamamlandı.
Bu sonuçla iki ekip de haftayı birer puanla kapattı.
Torbalı Ticaret Odası Gururlu: Torbalı ihracatta 2 milyar doları aştı ve 65 ili geride bıraktı!
Ege İhracatçılar Birliği (EİB) verilerine göre Torbalı, 2025 yılında 2 milyar 22 milyon dolarlık ihracat hacmiyle ilçe ölçeğinde Türkiye’nin en güçlü dış ticaret merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Torbalı’nın ihracatı 2024 yılında 2 milyar 101 milyon dolar seviyesindeyken, 2025’te küresel piyasalardaki daralma ve bazı sektörlerde yaşanan gerilemelere rağmen yalnızca yüzde 3,8’lik sınırlı bir düşüş göstererek 2 milyar dolar barajının üzerinde kaldı. Bu performansıyla Torbalı; Tekirdağ, Eskişehir, Samsun, Trabzon, Kahramanmaraş, Aydın ve Balıkesir gibi sanayi altyapısı güçlü illerin de aralarında bulunduğu 65 ili geride bıraktı. İlçenin ihracatında özellikle tütün başta olmak üzere döviz bazlı ve yüksek hacimli sektörlerin belirleyici olması, Torbalı’nın üretim gücünü ve dış ticaretteki direncini ortaya koydu.

TORBALI’NIN KATKISI İZMİR TABLOSUNDA ÖNE ÇIKTI
İzmir cephesinde ise 2025 yılı ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 0,5’e yakın sınırlı bir artışla 13,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Zeytin ve zeytinyağı, hazır giyim ve konfeksiyon ile elektrik-elektronik gibi yüksek hacimli sektörlerde yaşanan düşüşler, ilin genel performansının yataya yakın seyretmesine neden oldu. Buna karşın hububat ve bakliyat ihracatındaki yaklaşık yüzde 30’luk artış, makine ve aksamlarındaki yüzde 4’lük yükseliş, tütün ihracatındaki yüzde 8’e yaklaşan artış ile demir-çelik ve kimyevi maddelerdeki büyüme İzmir ihracatını ayakta tutan başlıca kalemler oldu. Bu tablo içinde Torbalı, tek başına İzmir’in toplam ihracatının yaklaşık yüzde 15’ini gerçekleştirerek ilin dış ticaret dengesindeki ağırlığını bir kez daha net biçimde ortaya koydu.
TÜTÜN, HAZIR GİYİM VE MOBİLYA İLK SIRALARDA
Torbalı’nın ihracat yapısında 2025 yılında yüksek döviz girdisi sağlayan sektörler belirleyici rol oynadı. İlçede tütün sektörü, 2024 yılında 463 milyon 997 bin dolar olan ihracatını, 2025’te 454 milyon 35 bin dolar seviyesinde gerçekleştirerek sınırlı bir gerilemeye rağmen Torbalı’nın en yüksek ihracat hacmine sahip sektörü olmayı sürdürdü. Tütünü, ihracatta 216 milyon 106 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 165 milyon 487 bin dolarla mobilya, kâğıt ve orman ürünleri, 145 milyon 124 bin dolarla su ürünleri ve hayvansal mamuller ile 134 milyon 983 bin dolarla tekstil ve hammaddeleri izledi. Bu tablo, Torbalı’nın yalnızca tek bir alana bağlı kalmadan hem sanayi hem tarım temelli güçlü bir ihracat kompozisyonuna sahip olduğunu ortaya koydu.
MAKİNE, KİMYA VE ÇELİK ÖNE ÇIKTI
Sanayi grupları içinde ise makine ve aksamları, 2025 yılında yüzde 14’ün üzerinde artış kaydederek ihracatını 124 milyon 847 bin dolara taşıdı ve Torbalı sanayi ihracatında öne çıkan sektörlerden biri oldu. Kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü de 2025’te ihracatını 129 milyon 873 bin dolara yükselterek ilçenin en yüksek ihracat yapılan sanayi kalemleri arasında yer aldı. Çelik sektörü de yüzde 11’lik artışla ihracatını 40 milyon doların üzerine çıkararak büyüme kaydeden sektörler arasında yer aldı.

TARIMA DAYALI SANAYİ TORBALI’YI GÜÇLENDİRDİ
Tarım ve tarıma dayalı sanayide Torbalı’nın ihracat performansı daha da dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Kuru meyve ve mamulleri, 2025 yılında yüzde 31’lik artışla 83 milyon 561 bin dolar ihracat hacmine ulaşarak ihracatını en fazla artıran sektör oldu. Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü yüzde 30’luk artışla 42 milyon 157 bin dolar seviyesinde gerçekleşirken, meyve ve sebze mamulleri yüzde 22 artışla 80 milyon 569 bin dolar, süs bitkileri ve mamulleri yüzde 21 artışla 2 milyon 148 bin dolar ihracat yaptı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ise yüzde 11’lik artışla 145 milyon 124 bin dolar seviyesine yükselerek 2025 yılı ihracatına güçlü katkı sağlayan başlıca sektörler arasında yer aldı.
KÜRESEL DARALMA BAZI SEKTÖRLERİ VURDU
2025 yılında Torbalı ihracatında en fazla azalış gösteren sektörler de netleşti. Buna göre halı sektörü, ihracatını 2024’te 32 bin 829 dolardan 2025’te 5 bin 792 dolara düşürerek yüzde 82,36 ile en sert gerilemeyi yaşadı. Deri ve deri mamulleri, yüzde 57,36’lık düşüşle 21 milyon 687 bin dolardan 9 milyon 246 bin dolara geriledi. Zeytin ve zeytinyağı ihracatı ise yüzde 53,76’lık azalışla 163 milyon 642 bin dolardan 75 milyon 664 bin dolara düştü. Değerli maden ve mücevherat sektörü yüzde 46,45’lik gerilemeyle 127 bin dolardan 68 bin dolar seviyesine inerken, fındık ve mamulleri ihracatı da yüzde 38,21’lik düşüşle 5 milyon 11 bin dolardan 3 milyon 96 bin dolara gerileyerek en fazla azalış gösteren ilk beş sektör arasında yer aldı.
2025 YILI İHRACATÇI İÇİN ZOR GEÇTİ
Torbalı Ticaret Odası (TTO) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulvahap Olgun, 2025 yılı ihracat verilerini değerlendirirken, yılın ihracatçılar açısından oldukça zorlu geçtiğine dikkat çekti. Küresel talepte yaşanan daralma, finansmana erişimdeki güçlükler ve artan maliyet baskılarının birçok sektörü doğrudan etkilediğini belirten Olgun, “2025 yılı, hem Türkiye genelinde hem de bölgemizde ihracatçılar için kolay bir yıl olmadı. Birçok sektörde ciddi daralmaların yaşandığı, pazar koşullarının zorlaştığı bu dönemde Torbalı’nın 2 milyar doların üzerindeki ihracat hacmini koruması son derece kıymetlidir. İlçemiz, bazı sektörlerde düşüşler yaşasa da özellikle tütün gibi döviz bazlı güçlü sektörleri, sanayi altyapısı ve tarıma dayalı üretim çeşitliliği sayesinde bu zorlu süreci görece sınırlı bir kayıpla atlatmayı başardı” dedi.
ÇEŞİTLİLİK İHRACATI AYAKTA TUTTU
Sözlerine devam eden Olgun, “2025 verileri, Torbalı’nın ihracatta ne kadar dengeli bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kuru meyve, hububat, makine, kimya ve çelik gibi birçok alanda ihracat artışı sağlanırken; zeytin ve zeytinyağı, hazır giyim ve bazı geleneksel sektörlerde yaşanan düşüşler küresel eğilimlerle paralel seyretti. Buna rağmen Torbalı, İzmir’in toplam ihracatının yaklaşık yüzde 15’ini tek başına gerçekleştirerek ilin dış ticaret dengesinde belirleyici rol oynamaya devam etti” dedi. Başkan Olgun, ilçenin üretim gücünün sürdürülebilirliğine vurgu yaparak açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün Torbalı, yalnızca yüksek ihracat rakamlarıyla değil; zor dönemlerde ayakta kalabilen üretim yapısıyla da öne çıkıyor. Önümüzdeki süreçte ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracak adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz. Bu zorlu yılda emek veren tüm sanayicilerimize ve ihracatçılarımıza teşekkür ediyorum.”
İzmir trafik kazalarında Türkiye’de üçüncü sırada
Türkiye genelinde 2025 yılında meydana gelen trafik kazalarında toplam 3 bin 481 kişi kaza yerinde hayatını kaybetti, 460 bin 593 kişi yaralandı.
AA muhabirinin İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, polis ve jandarma sorumluluk bölgelerinde geçen yıl toplam 731 bin 202 trafik kazası meydana geldi.
Polis sorumluluk bölgesinde 2025 yılında 676 bin 706 trafik kazası kayıtlara geçti. Bu kazaların 589 bin 141’i yerleşim yeri sınırları içinde gerçekleşti. Jandarma sorumluluk bölgesinde ise toplam 54 bin 496 trafik kazası meydana geldi ve bunların 16 bin 525’i yerleşim yeri içinde oldu.
Kaza yerinde 3 bin 481 can kaybı
Türkiye genelinde geçen yıl meydana gelen kazaların 318 bin 594’ü ölümlü ve yaralanmalı, 412 bin 608’i ise maddi hasarlı olarak kayıtlara geçti. Polis bölgesindeki kazalarda 2 bin 541 kişi hayatını kaybederken, jandarma bölgesindeki kazalarda 940 kişi yaşamını yitirdi. Toplam can kaybı 3 bin 481 oldu.
Yaralı sayısı ise polis bölgesinde 407 bin 352, jandarma bölgesinde 53 bin 241 olmak üzere toplam 460 bin 593 olarak gerçekleşti.
Trafik kazalarına neden olan unsurların başında “sürücü hataları” yer aldı. Sürücülerde en sık görülen hatalar, araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak, kavşak ve geçitlerde geçiş önceliğine uymamak ve şerit izleme kurallarına riayet etmemek olarak sıralandı.
En çok kaza İstanbul’da, en az kaza Bayburt’ta
Polis ve jandarma bölgelerindeki verilere bakıldığında, 2025 yılında Türkiye genelinde en fazla trafik kazasının yaşandığı il İstanbul oldu. Megakentte yıl boyunca toplam 109 bin 274 trafik kazası meydana geldi. İstanbul’u 100 bin 703 kaza ile başkent Ankara, 45 bin 820 kaza ile İzmir takip etti. Sanayi şehri Bursa 31 bin 486 kaza ile dördüncü, turizm kenti Antalya ise 28 bin 382 kaza ile beşinci sırada yer aldı.
Türkiye’de geçen yıl trafik kazasının en az yaşandığı il ise Bayburt oldu. Bayburt’ta yıl boyunca 509 trafik kazası meydana geldi. Bu ili 598 kaza ile Ardahan, 637 kaza ile Hakkari, 644 kaza ile Tunceli ve 992 kaza ile Artvin izledi.
En çok can kaybı Ankara’da, en az can kaybı Kilis’te
Trafik kazalarındaki ölüm sayılarına bakıldığında, başkent Ankara ilk sırada yer aldı. 2025 yılı boyunca Ankara’da meydana gelen kazalarda polis bölgesinde 159, jandarma bölgesinde 64 olmak üzere toplam 223 kişi olay yerinde hayatını kaybetti.
Ankara’yı 178 can kaybı ile İzmir, 164 can kaybı ile İstanbul takip etti. Konya’da 149, Mersin’de ise 147 kişi kazalarda yaşamını yitirdi.
Türkiye genelinde meydana gelen kazalarda en az can kaybının yaşandığı il ise Kilis oldu. Yıl boyunca Kilis’te meydana gelen trafik kazalarında sadece 1 kişi kaza yerinde hayatını kaybetti. Kilis’i 2 can kaybı ile Tunceli, 4’er can kaybı ile Bayburt ve Ardahan izledi.