Tire Süt Kooperatifi Başkan Adayı Mustafa Ali Kara, seçim sürecinde köy köy gezerek yalnızca üretim politikalarını değil, kooperatifin iç yapısına ilişkin sorunları da masaya yatırıyor. Son ziyaretlerinde gündemin merkezinde ise çalışanların durumu vardı.
Ortakların dile getirdiği tablo dikkat çekici. Bir yanda aşırı iş yükü altında yıpranan personel, diğer yanda iş planlamasındaki dengesizlik nedeniyle atıl kalan çalışanlar. Bu çarpık yapı, hem motivasyonu hem de kurumsal verimliliği zedeliyor.
Kara, bu tabloyu yakından bildiğini vurguluyor. “12 yıl boyunca kooperatifin her biriminde çalıştım. Bu kurumun mutfağını da biliyorum, sahasını da. Personel bizim yol arkadaşımızdır. Mevcut şartlar içinde ellerinden geleni yapıyorlar. Ancak sistem adil değilse, iyi niyet tek başına yetmez” diyor.
“Aynı Ücret, Aynı Emek Değil”
Kara’nın en net çıkışı ücret politikası konusunda oldu. Özellikle ağır koşullarda çalışan personelin taban asgari ücretle çalıştırılmasını eleştiren Kara, emeğe göre ücretlendirme modeline geçileceğini ifade etti.
Sabahın erken saatlerinde süt toplayan, yük indiren, makine başında risk alan çalışanla masa başında pasif kalan personelin aynı ücreti almasının adil olmadığını savunan Kara, performans ve iş yükü temelli bir sistem kurulması gerektiğini belirtti.
Daha da çarpıcı olan ise çalışanların hak arayışına ilişkin iddialar. Kara, “Hakkını isteyen personele ‘kapıda 500 kişi var, işine gelirse’ denildiği konuşuluyor. Böyle bir anlayış kurumu güçlendirmez, aksine içten içe çürütür. İş barışı tehdit altına girer” ifadelerini kullandı.
Seçim Personelin Değil, Yönetimin
Kara, özellikle çalışanlara yönelik bir mesaj da verdi: “Bu bir yönetim kurulu seçimidir. Personelin seçimle doğrudan bir ilgisi yoktur. Kimse kendini baskı altında hissetmemelidir.”
Bu vurgu, seçim sürecinde çalışanların pozisyonuna ilişkin kulislerde dolaşan tartışmalara yanıt olarak yorumlandı.
Kara’nın söyleminde en çok öne çıkan kavram ise “iş barışı”. Ona göre sosyal hakları güçlendirilmiş, adil ücretlendirme sistemi kurulmuş ve yönetime güven duyan bir çalışan profili, kooperatifin üretim kalitesini ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyecek.
“Ortak kooperatifin sahibidir. Çalışan ise o yapının can damarıdır. Sahip ile emekçi arasında güven olmazsa, sistem ayakta kalamaz” diyen Kara, 1968’den bu yana büyüyen kurumsal yapıyı daha adil ve huzurlu bir modele taşıma sözü verdi.
Seçim atmosferinde üretici fiyatları, mali tablolar ve projeler kadar; kurum içi dengelerin de belirleyici olacağı anlaşılıyor. Kara’nın mesajı net; “Emeğin karşılığı verilecek, iş barışı sağlanacak.”