Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektörü artan yem maliyetleri, dalgalı çiğ süt fiyatları ve finansmana erişimde yaşanan darboğaz nedeniyle zorlu bir dönemden geçerken, üretici örgütlerinin performansı daha fazla sorgulanır hale geldi. Bu atmosferde gözler, bölgenin en büyük üretici yapılarından biri olan Tire Süt Kooperatifi’nde yapılacak seçimlere çevrildi.
Başkan adayı Mustafa Ali Kara, sahada yürüttüğü temaslarda mevcut işleyişe yönelik eleştirilerini ve yeni dönem vizyonunu paylaşıyor. Kara’nın temel söylemi net; “Ortağından kazanan değil, ortağına kazandıran kooperatif.”
“Kooperatif Gücünü Ortak Hissedecek”
Adnan Menderes Üniversitesi Kooperatifçilik Bölümü mezunu olan Kara, kooperatif bünyesinde 12 yılı aşkın süre farklı birimlerde görev yaptığını ve hem çalışan hem yönetim kurulu üyesi hem de aktif üretici kimliğiyle konuştuğunu belirtiyor. Sorunların masa başında değil, sahada çözülebileceğini savunuyor.
En tartışmalı başlıklardan biri olan yem politikası konusunda ise mevcut sistemin üretici aleyhine işlediğini iddia ediyor. Kara’ya göre, yem fiyatlarının piyasanın üzerinde kalması ve süt bedelleriyle bağlantılı bir yapı oluşturulması üreticiyi finansal açıdan sıkıştırıyor. Yeni dönemde yem fiyatlarının piyasa koşullarının altında belirleneceği vaadi, kampanyasının merkezinde yer alıyor.
Süt Fiyatı ve Avans Sisteminde Revizyon Mesajı
Kara’nın projeleri arasında süt fiyatının düzenli piyasa analiziyle belirlenmesi ve üreticinin maliyetini karşılayıp kâr edebileceği seviyede açıklanması bulunuyor. “Üreticinin emeği piyasanın gerisinde kalmayacak” ifadesi, fiyat politikasında öngörülebilirlik ve istikrar vaadiyle birlikte sunuluyor.
Avans sistemine ilişkin eşitsizlik iddialarına da değinen Kara, finansman gücünün tüm ortaklara eşit yansıtılacağını savunuyor. Alım, satım ve gider kalemlerinin düzenli şekilde ortaklarla paylaşılacağı; daha şeffaf bir mali yapı kurulacağı sözü veriliyor. Ancak bu vaatlerin mevcut bütçe dengeleri içinde nasıl finanse edileceği, seçim sürecinin en kritik sorularından biri olarak öne çıkıyor.
Küçük Üreticiye Özel Vurgu
Türkiye genelinde hayvan varlığındaki düşüş ve küçük ölçekli üreticinin sistem dışına itilme riski, Kara’nın özellikle altını çizdiği başlıklar arasında. Düşük litreli üretim yapan ortakların destekleneceğini, “az üretene sırt çeviren” anlayışın sona ereceğini ifade ediyor.
Düve ve damızlık temininde rehberlik, üretim sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi ve köy bazlı üretim kapasitesinin korunması da projeler arasında. Bu noktada kooperatifin finansal yükü ve risk yönetimi kapasitesi belirleyici olacak.
Akaryakıt ve Market Projesi
Kara’nın en somut yatırım vaatlerinden biri kooperatife ait bir akaryakıt istasyonu kurulması. Amaç, ortakların indirimli akaryakıta doğrudan erişebilmesi. Bunun yanı sıra çarşı merkezinde açılması planlanan market ile hem ortaklara indirimli alışveriş imkânı sağlanması hem de satış hacminin artırılması hedefleniyor.
Bu projeler, kooperatifin ticari faaliyet alanını genişletme anlamı taşıyor. Ancak yatırımın finansman modeli, geri dönüş süresi ve işletme verimliliği gibi başlıklar, seçim sonrasında en fazla tartışılacak konular arasında yer alabilir.
Personel ve Hizmet Organizasyonu
Kooperatif içindeki iş yükü dağılımı ve verimlilik iddialarına da değinen Kara, adil bir personel sistemi kurulacağını, iş barışının sağlanacağını ve hizmet organizasyonunun yeniden yapılandırılacağını ifade ediyor. Süt toplama ve makine parkı hizmetlerinde planlı ve üretici lehine bir sistem vaat ediliyor.