DOLAR 43,7365 0.04%
EURO 51,9922 0.03%
ALTIN 7.017,940,04
BITCOIN 2998153-0.49241%
İzmir
15°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

X
Serkan Candaş Yazdı: Söz Verilen Stat, Sonradan Gelen Konser
  • Tire Güncel
  • Spor
  • Serkan Candaş Yazdı: Söz Verilen Stat, Sonradan Gelen Konser

Serkan Candaş Yazdı: Söz Verilen Stat, Sonradan Gelen Konser

ABONE OL
16 Şubat 2026 16:12
Serkan Candaş Yazdı: Söz Verilen Stat, Sonradan Gelen Konser
0

BEĞENDİM

ABONE OL

29 Mart… Tire’de bir futbol maçı var.
Ama o gün statta futbol oynanamayabilir.

Çünkü aynı tarihe bir konser konmuş. Duman sahne alacakmış. Ve belediye, stadı Tire 2021 FK’ya tahsis etmeyeceğini söylüyormuş.

Şimdi burada temel soru şu;
Bu bir tercih mi, yoksa bir planlama zaafı mı?

Elbette stat belediyenin. Hukuken tasarruf yetkisi onlarda. Ancak mesele “ister verir ister vermez” basitliğinde değil. Bir sezon başında kulübe tahsis edilen, fikstürü aylar öncesinden belli olan bir spor alanından söz ediyoruz. Üstelik destek vaatleri verilmişken.

Profesyonel liglerde takvim bir sürpriz değildir. Türkiye Futbol Federasyonu sezon planlamasını yapar, kulüpler buna göre hazırlık yapar, taraflar buna göre programını belirler. 29 Mart tarihi yeni icat edilmiş bir gün değil. O maç takvimde vardı zaten.

Peki konser ne zaman planlandı?
Planlandıysa, takvim kontrolü yapıldı mı?
Yapıldıysa, neden çakışma engellenmedi?

Yerel yönetimlerde ‘organizasyonel kapasite’ dediğimiz bir kavram vardır. Bu sadece etkinlik yapmak değil, kurum içi koordinasyonu sağlamak, kamu varlıklarını rasyonel biçimde yönetmek demektir. Bir belediyenin Kültür birimi ile Spor birimi birbirinden habersiz hareket ediyorsa burada sistemsel bir problem vardır.

Bu tür çakışmalar “olabilir” denip geçilecek şeyler değildir. Çünkü sonuçları zincirleme etkiler doğurur:

  • Takım başka sahada oynamak zorunda kalır.

  • Rakip kulübün seyahat ve lojistik planı değişir.

  • TFF’nin organizasyon programı etkilenir.

  • Ek maliyetler doğar.

  • En önemlisi, ev sahibi takım sportif avantajını kaybeder.

Futbolda iç saha faktörü sadece tribün meselesi değildir. Alışılmış zemin, soyunma odası, saha ölçüsü vb… Bunların hepsi rekabet unsuru. Bir kulübün sezon içindeki en temel hakkı, planlanmış iç saha maçını kendi stadında oynayabilmektir.

Şimdi soralım;
Bir konser için alternatif alan üretilemez miydi?
Tire’de açık alan, festival alanı, farklı bir mekân yok mu?
Ya da konser tarihi değiştirilemez miydi?

Burada spor ile kültürü karşı karşıya getirmek doğru değil. Mesele Duman konseri değil. Mesele önceliklendirme ve koordinasyon. Spor da kamusal bir faaliyettir, konser de. Ama kamu yönetimi tercihlerle değil planlamayla yürür.

Eğer sezon başında bir kulübe söz verildiyse, o sözün arkasında durmak kurumsal güven meselesidir. Aksi halde “destek” söylemi retorik olmaktan öteye geçmez.

Daha da önemlisi şu;
Bu tür krizler küçük şehirlerde spor kültürünü zedeler. Kulüpler zaten sınırlı bütçelerle ayakta duruyor. Ekstra maliyet, motivasyon kaybı, taraftarın hayal kırıklığı… Bunların telafisi zor.

Yerel yönetimler sadece asfalt dökmekle, konser düzenlemekle değil; şehirdeki tüm aktörleri aynı takvim üzerinde buluşturmakla sorumludur. Kurumsal hafıza, takvim disiplini ve liyakat burada belirleyicidir.

Eğer 29 Mart’ta statta maç oynanamazsa mesele sadece bir saha tahsisi olmayacak. Bu, yönetim refleksinin testidir.

Soru basit;
Bu şehir planlanıyor mu, yoksa günü kurtarma mantığıyla mı yönetiliyor?

29 Mart’ta top sadece sahada değil, yönetim anlayışında da dönecek.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.