2 Mart’ta 50 milyon TL’lik kredi yetkisi isteniyor. Yetmiyor, bir de temlik yetkisi. Rakamı ilk duyduğunuzda kulağa “idare edilebilir” gelebilir. Ancak işin matematiğini masaya yatırdığınızda tablo değişiyor. Bugün 50 milyon TL olarak çekilecek bir kredinin, hesplamadım ama faiz yüküyle birlikte geri ödemesi 130–150 milyon TL bandına dayanır, burada artık “nakit ihtiyacı” değil, ciddi bir mali yönetim sorunu konuşulur.

Üstelik mesele sadece kredi değil, daha tehlikelisi var! Temlik yetkisi, yani gelecekteki gelirlerin bugünden ipotek altına alınması… Belediyenin yarın elde edeceği kaynakları bugünden bağlamak, sadece bugünü değil, yarını da rehin vermektir. Bu yöntem, kısa vadeli nefes aldırır gibi görünür ama uzun vadede kurumsal refleksi felç eder. Bir belediye için temlik, finansal manevra alanını daraltan en riskli enstrümanlardan biridir.
Sormak gerekiyor; İki yıl boyunca kayda değer bir proje ortaya koymadan, elle tutulur bir hizmet üretmeden, kasadaki mevcut kaynağı tüketmek nasıl bir yönetim anlayışıdır? Eğer bu süreçte SGK borçları, vergi yükümlülükleri, esnafa olan ödemeler birikmişse; tablo artık “zor dönem” değil, planlama zaafıdır. Belediyede devasa bir borç var ve yine büyük bir borç altına daha sokulmak için yetki isteniyor. Yazımın başında da dediğim gibi ‘temlik’ daha da tehlikeli bir durum.
Kamu yönetimi, “günü kurtarma sanatı” değildir. Hele yerel yönetim, hiç değildir. Belediyecilik; öngörü, disiplin ve sürdürülebilirlik ister. Bugünü yönetirken yarını hesap etmeyen bir anlayış, kenti yönetmez; yalnızca erteler.
Bu noktada ister istemez şu soru akla geliyor: “Nasıl olsa bir daha seçilemeyeceğim, benden sonrası düşünsün, o ödesin” vb. yaklaşımı mı hâkim? Bence öyle! Ha şunu da söyleyeyim sağda solda “Ben her türlü gene seçilirim diyormuş matematik dehası başkan!
Eğer böyleyse, bu sadece siyasi bir tercih değil, ahlaki bir sorundur. Çünkü belediyenin borcu, başkanın değil; Tire halkının borcudur. Ödenecek her faiz, yapılmayacak bir parkın, açılmayacak bir sosyal tesisin, yenilenmeyecek bir asfaltın bedelidir. Bakın son zamanlarda mahalleli yolu kendi onarmaya başladı, çünkü hizmet gitmiyor. Aldığım bilgilere göre birçok muhtar patlamak üzereymiş.
Tire gibi üretim gücü olan, tarımıyla, esnafıyla, kültürel mirasıyla, suyuyla, yeşilliğiyle ayakta duran bir ilçenin geleceği; kısa vadeli siyasi hesaplara kurban edilemez. Mali disiplin olmadan kalkınma olmaz. Şeffaflık olmadan güven olmaz. Güven olmadan da yönetim olmaz.
Bugün alınacak 50 milyonluk karar, yarının tahmini 150 milyonluk yüküne dönüşüyorsa; mesele kredi değil, vizyondur.
Ve en büyük bedeli her zaman halk öder.
Yazık oldu mu? Henüz değil. Ama bu gidişle, yarın “neden” demek için çok geç olabilir. Yazık olmasın güzel Tire’ye ve Tirelilere.
GÜNDEM
02 Mart 2026GÜNDEM
02 Mart 2026EKONOMİ
02 Mart 2026GÜNDEM
02 Mart 2026GÜNDEM
02 Mart 2026GÜNDEM
02 Mart 2026GÜNDEM
02 Mart 2026
1
Ercüment Tula: Mazlum ve mağdur insanlara sözümüz var
2
Hüseyin Özdilek MTAL’den Karnaval Tadında 19 Mayıs!
3
Dilek Bozkurt Yazdı: Birileri Zenginleşirken Kimler Eksiliyor?
4
Dilek Bozkurt Yazdı: Ölümün Kıyısında Selfie Telaşı: Acı mı Çekiyoruz, İçerik mi Üretiyoruz?
5
Yapay Zekânın Hukuki Sorumluluğu, Avukat Hatice Şakalar ile Röportaj
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.