DOLAR 43,4027 0.06%
EURO 51,5247 0.4%
ALTIN 7.067,851,78
BITCOIN 3801118-1.41421%
İzmir
15°

AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

X
Serkan Candaş Yazdı: Çocuk Katiller ve Cezasızlık

Serkan Candaş Yazdı: Çocuk Katiller ve Cezasızlık

ABONE OL
24 Ocak 2026 01:03
Serkan Candaş Yazdı: Çocuk Katiller ve Cezasızlık
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son dönemde şiddet, cinayet, yaralama ve silahlı saldırı haberleri sıradanlaştı. Kadın cinayetleri, hayvana şiddet, akran zorbalığı ve çocuk(!) suçları artık istisna değil; neredeyse gündelik bir rutin hâline geldi. Daha da sarsıcı olan ise suçun yaşı; 15, 16, 17… Henüz çocuk sayılan yaşlarda bireylerin cebinde bıçak, silah ve uyuşturucu bulunması artık kimseyi şaşırtmıyor.

Son verilere göre uyuşturucu kullanım yaşının 12–13’e kadar düştüğü bir ülkede, sadece bireysel suçtan değil; derin bir toplumsal çöküşten söz ediyoruz. Gencecik çocuklar cinayete kurban gidiyor. Failine baktığınızda ise yine aynı yaş grubunu görüyorsunuz. Ancak burada kritik bir ayrım var; Yaşları küçük olabilir ama işlenen suçun ağırlığı çocuklukla açıklanamaz.

Bu sözde çocukların cezaevinde ve mahkemede sergiledikleri tavırları ürkütücü. Pişmanlık yok, utanç yok, sorumluluk yok. Çünkü bir “cezasızlık algısı” var. Fail, 3-4 yıl içinde serbest kalacağını biliyor. Daha da vahimi; dışarıdaki çevreleri mağdur aileleri, avukatları ve gazetecileri tehdit edebilecek kadar kendilerini güvende hissediyor.

Bu noktada şu soruyu sormak zorundayız;
Adalet caydırıcı mı, yoksa suçluyu cesaretlendiren bir boşluk mu üretiyor?

Geçtiğimiz günlerde ABD’de 15 yaşındaki bir cinayet faili, suçun niteliği gereği yetişkin gibi yargılandı ve 100 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Elbette her ülkenin hukuk sistemi farklıdır. Ancak mesele yalnızca hukuki teknikler değil; topluma verilen mesajdır.
Suçun bedeli ağır olmazsa, suç hafife alınır.

Türkiye’de çocukların korunması elbette hayati önemdedir. Ancak korunması gereken tek taraf fail değil; hayatı elinden alınan çocuklar, dağılan aileler ve toplumun vicdanıdır. Hukuk, hem rehabilite edici hem de caydırıcı olmak zorundadır. Eğer caydırıcılık yoksa, adalet duygusu zedelenir; zedelenen adalet ise suçu büyütür.

Ahmet Minguzzi’yi, Atlas Çağlayan’ı ve hayattan koparılan tüm çocuklarımızı saygıyla anıyorum. Geride kalan ailelerin acısı yalnızca bireysel bir yas değil; bu toplumun ortak utancıdır.

Artık sormamız gereken soru şudur;
Suçluya merhamet gösterirken, mağdura ve topluma adaleti ihmal mi ediyoruz?

Bu tartışmayı ertelemek, daha fazla çocuğu toprağa vermek anlamına gelir.

Sayın Cumhurbaşkanı, sayın Adalet Bakanı, sayın Genel Başkanları ve sayın milletvekillerinden isteğimiz, bile isteğe cinayet işleyen bu sözde çocukların cezalarının ağırlaştırılması ve gereken en ağır cezaların verilmesi.

Saygılarımla..

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.